1921 yılında, Milli Mücadele’nin en kritik günlerinde, Mustafa Kemal Atatürk, Fransa’ya karşı diplomatik bir adım attı. Atatürk, o zorlu koşullarda Süleyman Şah’ın mezarının Türk toprağı olduğunu belirterek, bu konudaki hak iddiasını net bir şekilde ortaya koydu.
O dönemde henüz zafer kazanılmamış, ülkenin geleceği belirsizdi. Ancak Atatürk, Süleyman Şah’ın mezarını bir sembol olarak kullanarak, ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğü mesajını güçlendirdi. Bu hamle, yalnızca bir diplomatik girişim değil, aynı zamanda ulusal bilinç ve direniş ruhunu pekiştiren bir adım oldu.
Süleyman Şah’ın mezarı, Türk tarihindeki önemli sembollerden biri olarak kabul edilir. Atatürk’ün bu vurgusu, o dönemde uluslararası arenada Türk haklarının savunulması açısından da büyük önem taşıyordu.