ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Birleşik Krallık siyasetine yönelik son açıklamaları, Londra'da sert tepkilere neden oldu ve iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi artırdı. Vance, Sunday Times'a verdiği röportajda, son birkaç yılda altı başbakanın görev değiştirmesine dikkat çekerek, bunun Britanya siyasetinde "çok ters giden bir şeyler olduğunu ve halkın ciddi yapısal değişiklikler için haykırdığını" öne sürdü.
41 yaşındaki Cumhuriyetçi siyasetçi, mevcut durumundan çok daha fazla potansiyele sahip olduğunu belirttiği Birleşik Krallık'ın "uzun zamandır liderleri tarafından yüzüstü bırakıldığını" iddia etti. Vance, 22 Haziran'da istifasını açıklayan Keir Starmer'ın ardından Birleşik Krallık Başbakanı olacak kişinin bu gerekli değişiklikleri sağlayabilmesini umduğunu dile getirdi.
Vance'in bu yorumları, daha önceki tartışmalı açıklamalarının ardından geldi. Haziran ayında yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, geçen yıl Southampton'da bıçaklanarak öldürülen 18 yaşındaki öğrenci Henry Nowak'ın ölümünden kitlesel göçü sorumlu tutmuştu. Vance, Avrupa'nın "Batı'yı ve sevenlerini hor gören göçmenlerin kitlesel akınına karşı dik durmadığı" için Nowak'ın öldürüldüğünü iddia etmişti. Elon Musk ve radikal sağcı Reform UK lideri Nigel Farage da Nowak'ın ölümünü "beyazlara karşı önyargının" bir örneği olarak değerlendirmişti.
Birleşik Krallık Başbakanlık Ofisi, Vance'in açıklamalarına sert bir yanıt verdi. Yapılan açıklamada, "Son günlerde demokrasimize müdahale etmeye ve sokaklarımızda bölünme yaratmaya çalışan kişiler görüyoruz. Nowak ailesi, Henry'nin korkunç bir şekilde öldürülmesinin ardından yas tutuyor. Aile, Henry'nin ölümünün daha fazla bölünme, nefret veya gerginlik yaratmak için kullanılmasını istemediğini belirtti. Onların isteklerine saygı duymalıyız" ifadelerine yer verildi. Liberal Demokratlar'ın lideri Ed Davey de Vance'in sözlerini "Bu bariz bir dış müdahaledir. Demokrasimize gizlice değil, sosyal medyada alenen saldırıyorlar" şeklinde yorumladı.
Birleşik Krallık siyasetinde yaşanan bu çalkantılı dönemde, iki yıl görev yapan Keir Starmer'ın ardından göreve gelecek siyasetçi, son on yılda başbakanlık koltuğuna oturan yedinci isim olacak. İşçi Partisi liderinin istifasının ardından, 2017'den beri Manchester Belediye Başkanı olarak tanınan Andy Burnham, parti liderliğine ve başbakanlığa en yakın isim olarak öne çıkıyor. İşçi Partisi liderliği için adaylık başvuruları 9 Temmuz'da başlayıp 16 Temmuz'da sona erecek; rakip çıkmaması durumunda Burnham'ın başbakanlığı 16 veya 17 Temmuz'a kadar netleşebilir.
Donald Trump sonrasında başkan adayı olabileceği düşünülen Vance'in bu tür yorumları, Birleşik Krallık'ı çok sevdiğini belirtmesine rağmen Washington-Londra ilişkilerindeki gerilimi tırmandırmaya devam ediyor.