Küresel tahvil piyasalarında yaşanan satış dalgası, ABD’nin 30 yıllık tahvil faizini 17 yılın zirvesine taşıdı. 2007’den bu yana görülmeyen seviyeye ulaşan faiz oranları, yatırımcıları petrol fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerinin yeniden alevlenmesi nedeniyle endişelendiriyor.
Uzun vadeli tahvillerde görülen sert düşüş, borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açıyor. Bu durum, merkezi bankaların faiz politikalarında belirsizliği artırırken, küresel piyasalarda risk iştahını da olumsuz etkiliyor.
Piyasalardaki gerilim, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların yanı sıra, enflasyonun kontrol altına alınmasının ne kadar süreceğine dair kuşkuları da beraberinde getiriyor. Yatırımcılar, bu ortamda varlıklarını yeniden konumlandırırken, tahvil piyasalarında volatilitenin devam etmesi bekleniyor.