Bir zamanlar dünyanın dördüncü büyük iç denizi olan Aral Gölü, bugün neredeyse tamamen kurumuş durumda. Orta Asya’da yer alan ve Sovyetler Birliği döneminde pamuk üretimini artırmak amacıyla Amu Derya ve Sır Derya nehirlerinin yatağını değiştirilmesi sonucu su kaynağı kesilen göl, yıllar içinde küçülerek yerini geniş bir tuz çölüne bıraktı.
1960’lı yıllarda yaklaşık 68 bin kilometrekarelik bir alanı kaplayan Aral Gölü, bugün neredeyse tamamen yok olmuş durumda. Su seviyesinin hızla düşmesiyle birlikte bölgede iklim değişiklikleri, toprak tuzlanması ve ekosistem çöküşü gibi ciddi çevresel sorunlar yaşandı. Gölün kuruması, yerel halkın yaşamını da derinden etkiledi; balıkçılık faaliyetleri durdu, tarım arazileri verimsizleşti.
Bilim insanları, Aral Gölü’nün tamamen ortadan kalkmasının, bölgedeki iklim ve ekoloji üzerinde kalıcı etkiler bırakacağını vurguluyor. Gölün yerini alan tuz çölü, rüzgarla taşınarak çevre toprakları da olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, bu durumu ‘yüzyılın en büyük çevre felaketlerinden biri’ olarak nitelendiriyor.