İstanbul'un çeşitli ilçelerinde son zamanlarda ortaya çıkan iri çekirgeler, vatandaşlar arasında endişeye yol açtı. Özellikle akşam saatlerinde ev ve iş yerlerine giren, balkon ve bahçelerde görülen bu canlılar, sosyal medyada yoğun paylaşımlara neden oldu.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, söz konusu çekirgelerin büyük çoğunluğunun "decticus albifrons albifrons" olarak bilinen beyaz yüzlü çalı çekirgesi olduğunu belirtti. Bacak, 5-6 santimetreye kadar ulaşabilen bu türün, iri yapısı ve uzun antenleri nedeniyle dikkat çektiğini ancak bir istila türü olmadığını vurguladı.
Dr. Bacak, bu çekirgelerin çöl çekirgeleri gibi tarım alanlarına zarar veren türlerle karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin bitkiler ve diğer böceklerle beslenerek ekosistemde dengeleyici bir rol oynadığını ifade eden Bacak, insanlara zarar vermediğini, hastalık taşımadığını veya tarım ürünlerini yok etmediğini ekledi.
Çekirgelerin evlere girmesinin temel nedeninin şehirleşme ve yapay ışıklar olduğunu açıklayan Bacak, doğal yaşam alanlarının daralmasıyla insan ve yaban hayatı karşılaşmalarının arttığını belirtti. Gece aktif olan bu türün, normalde ay ve yıldız ışığını takip ederken, evlerdeki yapay ışıklara yöneldiğini söyledi. Özellikle Silivri, Çatalca ve Arnavutköy gibi tarım alanlarının yoğun olduğu bölgelerde bu durumun daha sık yaşandığı gözlemlendi.
Uzmanlar, vatandaşların çekirgelerle karşılaştığında panik yapmaması gerektiğini, ancak çıplak elle tutmaktan kaçınılmasını tavsiye etti. Yanlış tutulduğunda kendini savunmak amacıyla ısırabileceğini belirten Bacak, en doğru yöntemin bir kap yardımıyla yakalayıp en yakın yeşil alana bırakmak olduğunu ifade etti.
Dr. Bacak, mevcut yoğunluğun geçici olduğunu ve sıcaklıkların artmasıyla erişkin bireylerin ortaya çıktığını kaydetti. Bazı çekirge türlerinde popülasyon yoğunluğunun belirli döngülerle zirve yapabildiğini belirten Bacak, birkaç hafta içinde yoğunluğun azalmasını beklediklerini ve gelecek yıl aynı tablonun görülmeyebileceğini dile getirdi. Şehirleşmenin devam etmesi halinde benzer karşılaşmaların gelecekte daha sık yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.