Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, dünya basınında Türkiye'ye dair analizlerin sayısı artış gösteriyor. Bu analizlerin odak noktalarından biri de ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkinin dinamikleri oldu.
Wall Street Journal (WSJ) tarafından yayımlanan bir haberde, "Trump yanındayken Erdoğan, NATO müttefiklerinden daha ılımlı bir yaklaşım görüyor" başlığı kullanıldı. Amerikan gazetesi, iki lider arasındaki yakın ilişkinin, Türkiye Cumhurbaşkanı'na yönelik eleştirilerin sesini kısarak, yaklaşan zirve öncesinde ülkenin uluslararası alandaki rolünü güçlendirdiğini belirtti. Haberde, Trump'ın geçmişte Erdoğan için "güçlü bir adam, ne istediysem yaptı" ifadelerini kullandığı hatırlatılırken, Ankara'nın Ukrayna, İran ve Gazze'deki krizlerde üstlendiği arabuluculuk rolünün bu ilişkinin önemini artırdığı vurgulandı.
WSJ'ye göre, Erdoğan'ın Türkiye'deki muhaliflere yönelik uygulamaları, geçmişe kıyasla Avrupa ve ABD'den daha az tepki çekiyor. Trump'ın ilk döneminde ABD'nin Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapan David Satterfield, bu durumu değerlendirerek, "Tüm bunlar 4 yıl önce mümkün olamayacağını düşündüğüm bir pervasızlıkla yapılıyor. Siyaseten meydan okuyanlar, kasten başsız bırakılıyor" yorumunda bulundu. Satterfield ayrıca, endişelerin dile getirilmemesinin kritik stratejik ve taktik meselelerde Türkiye ile çalışma kabiliyetini artırmayacağını ifade etti.
Türkiye'deki ekonomik sorunların büyümesi ve siyasi özgürlüklerin aşınmasının muhalefeti güçlendirdiği belirtilirken, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki Özgür Özel yönetiminin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hukuki süreçlerle mücadele ettiği hatırlatıldı. Bu gelişmelerin, ülkenin iç siyasetindeki gerilimi artırdığına dikkat çekildi.
Öte yandan, Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olması ve savunma sanayisindeki önemli gelişmeler, Erdoğan iktidarının elini güçlendiren faktörler olarak öne çıkıyor. Eski AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Marc Pierini, bu durumu "Türk savunma sanayisinin bu teknik başarısını, kendisi için bir siyasi başarıya dönüştürmek istiyor" sözleriyle yorumladı. Haberde ayrıca, ABD'nin NATO'ya verdiği desteği azaltmasıyla oluşabilecek boşluğu Türkiye'nin kısmen de olsa doldurabileceği belirtildi. Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılmasına rağmen, Trump yönetiminin bu uçakları Ankara'ya satabilmek için Kongre onayını alma yollarını aradığı da aktarıldı.