Devlet bütçesinde hayata geçirilen tasarruf tedbirleri, yine dar ve sabit gelirli kesimleri vurdu. Alınan kararlara göre, tüketici ve üreticilere yönelik harcamalarda önemli ölçüde kısıntıya gidildi.
Tasarrufun faturasının, gelir düzeyi düşük olan vatandaşlara kesilmesi, ekonomik dengelerin yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu tür uygulamaların sosyal adalet açısından tartışmalı olduğunu vurguluyor.
Bütçe disiplinini sağlamak amacıyla atılan adımların, toplumun en kırılgan kesimleri üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor. Tüketici harcamalarındaki azalmanın, piyasa dinamiklerini de olumsuz etkileyebileceği öngörülüyor.
Yapılan tasarrufların, uzun vadede ekonomik büyümeyi de etkileyebileceği ifade ediliyor. Sabit gelirli vatandaşların alım gücündeki düşüş, iç talepte daralmaya yol açabilir.