Ünlü aktör Vin Diesel, uzun soluklu "Hızlı ve Öfkeli" (Fast & Furious) serisinin merakla beklenen 11. ve final filmi "Fast Forever"ın setinden ilk kamera arkası görüntülerini Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı. Diesel, paylaşımında filmin yapım sürecine dair bilgiler verirken, hayranlarına ve çekim ekibine gösterdikleri sabır ve özveri için teşekkür etti. Final filminin 17 Mart 2028 tarihinde izleyiciyle buluşması hedefleniyor.
Set ortamından seslenen Diesel, "Herkes arı gibi çalışıyor. Muhteşem bir ekip bu finale hayat vermek için gece gündüz emek veriyor" ifadelerini kullandı. Hayranlarını "bu dünyadaki en harika izleyici kitlesi" olarak nitelendiren aktör, son 3,5 yıldır onlara hak ettikleri görkemli bir final sunabilmek adına yoğun bir çalışma içinde olduklarını vurguladı. Diesel, bu süreçte aldığı destekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, tek amacının izleyicileri gururlandıracak bir iş ortaya koymak olduğunu belirtti.
"Fast Forever" üzerindeki çalışmalarına devam ederken farklı projelere de zaman ayırdığını belirten Vin Diesel, Mattel Stüdyoları çatısı altında hem senaryosunu yazacağı hem de başrolünü üstleneceği "Rock 'Em Sock 'Em Robots" adlı yeni filmi hakkında da bilgi verdi.
"Hızlı ve Öfkeli" serisi, 2001 yılında başlayan yolculuğunda dünya genelinde 7 milyar doları aşan gişe hasılatıyla Universal tarihinin en uzun soluklu ve en kazançlı yapımı unvanını taşıyor. Serinin en çok gişe yapan filmi ise dünya genelinde 1,5 milyar dolar kazanan "Hızlı ve Öfkeli 7" (Furious 7) oldu.
Serinin hayranlarını heyecanlandıran bir diğer gelişme ise geçen mayıs ayında yaşanmıştı. Universal, dijital platform Peacock için "Hızlı ve Öfkeli" evreninden dört farklı dizi projesi hazırlığında olduğunu duyurmuştu. Bu müjdeyi bizzat Vin Diesel vermiş ve NBCUniversal'ın tanıtım sunumunda yaptığı açıklamada, hayranların yıllardır sevilen karakterlerin hikayelerinin genişletilmesini istediğini belirtmişti. Diesel, Donna Langley'nin projenin başına geçmesiyle doğru zamanın geldiğine inandığını ve karakterlerin özünün, uluslararası cazibesinin ve "aile" bağının televizyonda da korunacağından emin olduğunu ifade etti.