Adana'nın Feke ilçesinde yaşayan vatandaşlar, yüzyıllardır süregelen bir geleneği yaşatarak doğanın sunduğu şifalı bitkileri işliyor. Bölge halkı, dağlardan ve kırsal alanlardan özenle topladıkları sarı kantaron ve dağ kekiğini, zeytinyağıyla birleştirerek hem sofralarını zenginleştiren hem de geleneksel tedavi yöntemlerinde kullanılan değerli ürünlere dönüştürüyor.
Bu özel üretim süreci, büyük bir titizlikle yürütülüyor. Köylüler, topladıkları taze sarı kantaron çiçeklerini ve dağ kekiği yapraklarını, saf zeytinyağı ile karıştırarak cam kavanozlarda muhafaza ediyor. Ardından, bu karışımlar yaklaşık 40 gün boyunca doğrudan güneş ışığına maruz bırakılarak bitkilerin özlerinin yağa geçmesi sağlanıyor. Bu doğal fermantasyon süreci, ürünlerin şifalı özelliklerini maksimize etmeyi amaçlıyor.
Hazırlanan kantaron yağı, özellikle cilt yaraları, yanıklar ve çeşitli cilt rahatsızlıkları için doğal bir merhem olarak kullanılıyor. Dağ kekiği ise hem mutfaklarda baharat olarak yemeklere lezzet katıyor hem de solunum yolu rahatsızlıkları ve sindirim sorunları gibi çeşitli sağlık problemlerine karşı geleneksel bir destek olarak tüketiliyor. Bu ürünler, Feke halkının günlük yaşamında önemli bir yer tutuyor.
Nesilden nesile aktarılan bu bilgi ve tecrübe, Feke'nin kültürel mirasının önemli bir parçası. Köylüler, doğanın kendilerine sunduğu bu cömert kaynakları en verimli şekilde kullanarak, modern tıbbın yanı sıra doğal yöntemlerle de sağlıklarını koruma yolunu seçiyor. Bu durum, bölgenin doğal zenginliklerini ve geleneksel yaşam biçimini de gözler önüne seriyor.
Bu geleneksel üretim, sadece bir geçim kaynağı olmanın ötesinde, bölge insanının doğayla olan derin bağını ve atalarından miras kalan bilgeliği de temsil ediyor. Feke'de üretilen bu doğal şifa kaynakları, hem yerel halkın sağlığına katkıda bulunuyor hem de doğal ürün arayışında olan diğer insanlar için de ilgi çekici bir alternatif sunuyor.