Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın son Irak turu, Türkiye'nin Irak sahasına yönelik güvenlik diplomasisinde yeni bir dönemin sinyallerini verdi. Bağdat'ta üst düzey hükümet yetkilileriyle başlayan temaslar, Kerkük'te Türkmen hattına uzandı ve Süleymaniye'de Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani ile yapılan görüşmeyle tamamlandı. Bu ziyaretin güzergahı ve görüşülen isimler, Ankara'nın Irak dosyasını artık daha geniş bir perspektiften ele aldığını gösteriyor.
Türkiye, geçmişte Irak politikasını daha çok sınır ötesi operasyonlar ve PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığı üzerinden şekillendirirken, günümüzde Bağdat'la devlet düzeyinde, Kerkük'le Türkmen kimliği üzerinden, Erbil ve Süleymaniye'yle ise bölgesel Kürt siyaseti ve güvenlik dengeleri üzerinden daha kapsamlı bir diyalog yürütüyor. Bu yeni yaklaşımın merkezinde Irak'ın toprak bütünlüğü, terörle mücadele, Kalkınma Yolu gibi stratejik projeler, enerji ve ticaret hatlarının güvenliği ile Akdeniz'den Basra'ya uzanan geniş coğrafyada istikrar arayışı bulunuyor.
Kalın'ın Bağdat'taki görüşmelerinde terörle mücadele, sınır güvenliği, Irak'ın egemenliği ve Kalkınma Yolu Projesi öne çıktı. Türkiye ve Irak, son iki yılda güvenlik ve askeri iş birliğini artırmak için önemli adımlar attı. Bağdat'ta imzalanan güvenlik mutabakatı, PKK'nın Irak'ta “yasaklı örgüt” olarak tanımlanmasını ve ortak güvenlik koordinasyon merkezinin kurulmasını öngörüyor. Irak ordusunun sınır hattında yeni üsler kurması, terörle mücadelede sahadaki koordinasyonun arttığını gösteren somut bir örnek olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin terörü kaynağında bertaraf etme stratejisi ile Bağdat'ın toprak bütünlüğünü güçlendirme hedefi, iki başkent arasında güvenlik dilini daha uyumlu hale getiriyor.
Kerkük ziyareti ise Türkiye'nin Irak içindeki toplumsal bağlarını ve kimlik hassasiyetlerini göz ardı etmediğinin güçlü bir işaretiydi. Tarihsel olarak Türkmen şehri olarak bilinen Kerkük, bugün Irak'ın etnik dengesi, enerji coğrafyası ve petrol sahaları açısından kilit bir konumda. Kentin ilk Türkmen valisi Muhammed Saman Ağa'nın göreve gelmesi ve Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesi, Türkiye'nin Irak Türkmenleriyle bağını koruma arzusunu açıkça ortaya koyuyor. Bu bağ, etnik gerilim üretmekten ziyade, Irak'ın çok kimlikli yapısının korunması ve kentteki tüm grupların huzur içinde yaşaması için siyasi destek arayan bir zeminde kuruluyor.
Ankara ile Süleymaniye hattı, son yıllarda zaman zaman gergin ilişkiler yaşamıştı. KYB'ye yakın bazı yapılar ile PKK arasındaki bağlar, Türkiye'nin Süleymaniye çevresini güvenlik riski olarak görmesine neden oluyordu. Ancak Büyükelçi Anıl Bora İnan'ın KYB lideri Bafel Talabani ile Erbil'de yaptığı görüşme ve ardından MİT Başkanı Kalın'ın doğrudan Süleymaniye'ye giderek Talabani ile bir araya gelmesi, yeni bir diplomatik kanalın açıldığına işaret ediyor. Bu temaslar, Türkiye'nin Irak Kürt siyasetine tek merkezden (KDP) bakmak yerine, KYB'yi de kapsayan daha geniş bir diyalog kurma isteğini yansıtıyor.