Avrupa Birliği liderleri, Ocak ayında Brüksel’deki Europa binasında düzenledikleri kapalı kapılar ardındaki toplantıda, Donald Trump yönetimiyle ilişkilerini ve ABD’nin küresel rolündeki değişimi ele aldı. Wall Street Journal’a (WSJ) göre, katılan yaklaşık 30 liderden telefonlarını bırakmaları istendi ve hiçbir görüntü veya ses kaydına izin verilmedi.
Toplantıda, ABD’nin artık ‘Avrupa’nın koruyucusu’ olmaktan çıktığı, hatta bir tehdit haline gelebileceği endişesi paylaşıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ‘Burada çizgiyi çekiyoruz’ sözleriyle başladığı oturumda, birçok lider Trump’ın iktidarında ABD’nin dünya liderliğinden çok ticari çıkarlarına odaklandığını vurguladı. Belçika Başbakanı Bart De Wever, Avrupa’nın ABD’nin ‘zavallı bir kölesi’ olma riskine dikkat çekerken, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Trump’la makul bir zemin bulunabileceğini savundu.
Toplantıda, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in Trump’la yaşadığı gerilim de gündeme geldi. Alman mevkidaşı Friedrich Merz’in Frederiksen’e ‘İyi misin?’ sorusu, o dönemki gergin havanın bir yansıması olarak kaydedildi. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin adı da sıkça anılan liderler arasında yer aldı.
WSJ, toplantıyı Avrupa’nın ABD bağımlılığını azaltma kararlılığının bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Sonrasında Avrupa ülkeleri, Amerikan teknolojilerine alternatifler geliştirmek için yapay zeka, bulut bilişim ve savunma sanayisine yatırımları artırdı. 7-8 Temmuz’da Ankara’daki NATO zirvesinin, transatlantik ilişkilerin geleceği açısından kritik olacağı da hatırlatıldı.