Çankaya Belediyesi, eski Özel Kalem Müdürü Sadık Can Köksal'ın tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Belediye tarafından yapılan açıklamada, Köksal hakkında yürütülen soruşturma kapsamında alınan uyuşturucu testlerinin negatif çıktığı ve ikametinde yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı belirtildi. Bu somut bulgulara rağmen Köksal'ın cezaevine gönderilmesi, belediye yönetiminde şaşkınlık ve tepkiye yol açtı.
Belediyeden yapılan açıklamada, Sadık Can Köksal'ın tutuklanma kararının yalnızca "gizli tanık" beyanına dayandığı vurgulandı. Bu durum, hukuki süreçte delil yetersizliği iddialarını beraberinde getirdi ve kararın hukuki dayanağı hakkında ciddi soru işaretleri oluşturdu. Belediyenin açıklaması, yargı süreçlerinde delillerin niteliği ve özellikle tutuklama kararlarının dayanakları konusunda önemli bir tartışma başlattı.
Olayın detaylarına göre, eski Özel Kalem Müdürü Köksal hakkında başlatılan bir soruşturma çerçevesinde adli süreç işletildi. Özel Kalem Müdürü pozisyonu, belediye başkanının en yakın çalışma ekibinde yer alan ve kritik görevler üstlenen bir makam olarak bilinir. Ancak belediye, bu süreçte elde edilen somut verilerin, tutuklama kararını desteklemediğini öne sürdü. Uyuşturucu testlerinin temiz çıkması ve ev aramasında suç teşkil edecek bir bulguya ulaşılamaması, belediyenin itirazının temelini oluşturuyor ve kararın çelişkili olduğunu düşündürüyor.
Çankaya Belediyesi, hukukun üstünlüğü ve adil yargılanma hakkı prensiplerine dikkat çekerek, bir kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılması için somut, inandırıcı ve yeterli delillerin bulunması gerektiğini savundu. Gizli tanık beyanlarının, özellikle başka hiçbir somut delille desteklenmediği durumlarda, tek başına tutuklama için yeterli olup olmadığı sorusu, bu olayla birlikte kamuoyunun gündemine taşındı.
Bu gelişme, Türk yargı sisteminde gizli tanık uygulamalarının kullanımı ve bu tür beyanların delil niteliği üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Belediye, eski müdürleri Sadık Can Köksal'ın hukuki sürecinin şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi, kararın dayanaklarının netleştirilmesi ve adaletin tecelli etmesi çağrısında bulundu.