Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin 665'incisi, güreşseverlerin yoğun ilgisiyle Edirne'de başladı. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan bu köklü organizasyon, her yıl olduğu gibi bu yıl da kente büyük bir ziyaretçi akınına sahne oldu. Üç gün sürecek olan güreşleri izlemek için Türkiye'nin dört bir yanından gelenler, Edirne'nin konaklama kapasitesini zorladı.
Sarayiçi Er Meydanı'nda bugün başlayan müsabakaları takip etmek isteyen çok sayıda kişi, şehirdeki otellerin tamamen dolması üzerine farklı bir çözüm arayışına girdi. Yanlarında getirdikleri çadırları kurarak konaklama sorununu aşan güreşseverler, özellikle Selimiye Camisi ve yakınındaki Hıdırağa Camisi çevresindeki boş alanları mesken tuttu. Bu durum, Edirne'nin tarihi dokusu içinde ilginç bir görüntü oluşturdu.
İzmit'ten Kırkpınar'a gelen Mehmet Emin Uçar, 31 yıldır bu etkinliğe düzenli olarak katıldığını belirtti. Uçar, otellerde de kaldığını ancak çadırda konaklamanın kendisi için bambaşka bir deneyim olduğunu ifade etti. "Sanki bu işin ayrılmaz bir geleneği gibi," diyen Uçar, başka bir yerde çadırda yatmayı düşünemeyeceğini ancak Kırkpınar'da çadırın yerinin çok farklı olduğunu vurguladı.
İstanbul'dan gelen Nihat Safyürek ise yaklaşık 50-55 yıldır Kırkpınar'ın müdavimi olduğunu dile getirdi. Safyürek, bu etkinliği çok sevdiğini ve çadır hayatının son 15 yıldır yaygınlaştığını söyledi. Eskiden çadırların olmadığını ve gazetelerin üzerinde yattıklarını anlatan Safyürek'in sözleri, Kırkpınar'ın yıllar içindeki değişimini ve güreşseverlerin bu tutkuyu sürdürmek için gösterdiği fedakarlığı gözler önüne serdi.
Kırkpınar, sadece bir spor etkinliği olmanın ötesinde, kültürel bir miras ve sosyal bir buluşma noktası olma özelliğini koruyor. Otel bulamayanların çadırlarda konaklaması, bu geleneğe olan bağlılığın ve etkinliğin yarattığı eşsiz atmosferin bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Güreşseverlerin bu özverili katılımı, Kırkpınar'ın ruhunu canlı tutmaya devam ediyor.