Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunduğu "Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim" başlıklı raporla, eğitim camiasında önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Sendika, okul güvenliği meselesinin sadece fiziki tedbirlerle ele alınamayacağını, bunun temel bir insan hakları meselesi olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Raporda, okullardaki şiddet olaylarının ve zorbalığın artışına dikkat çekilirken, özellikle akran zorbalığı ve siber zorbalığın öğrencilerin ruhsal ve fiziksel sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değinildi. Eğitim ortamlarının her öğrenci için güvenli, kapsayıcı ve destekleyici olması gerektiği vurgulandı.
Eğitim Sen, bu sorunlarla mücadele etmek ve güvenli bir eğitim ortamı sağlamak amacıyla bir dizi somut öneri sundu. Bu önerilerin başında, sınıf mevcutlarının acilen azaltılması geliyor. Sendika, kalabalık sınıfların hem eğitim kalitesini düşürdüğünü hem de şiddet olaylarına zemin hazırladığını ifade etti.
Ayrıca, okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin personel ve kaynak açısından güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Sosyal hizmet birimlerinin etkinliğinin artırılması, öğrencilerin sorunlarına daha hızlı ve etkili çözümler bulunmasına katkı sağlayacağı kaydedildi.
Rapor, öğretmenlerin mesleki itibarının korunmasının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesinin de okul iklimi üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirtti. Eğitim Sen, okulda şiddeti önlemek ve güvenli bir öğrenme ortamı yaratmak için bütüncül, katılımcı ve çok boyutlu politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Bu yaklaşımın, sadece öğrencilerin değil, tüm eğitim paydaşlarının refahını artıracağı vurgulandı.
