Hristiyan Kardeşler tarikatının, dokuz mahkum çocuk istismarcısını dini düzen içinde tutmaya devam ettiği mahkeme belgeleriyle ortaya çıktı. Bu kişilerden birinin halen cezaevinde olduğu belirtilirken, tarikatın bu kararı "İncil'in emri" doğrultusunda "tüm Kardeşlere" ve "ihtiyaç sahiplerine" bakma zorunluluğu olarak savunduğu kaydedildi.
Ortaya çıkan belgeler, Katolik tarikatının bu tutumunu detaylandırırken, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Tarikatın, çocuk istismarı mağdurlarına tazminat ödemekte zorlandığını ve mali sıkıntılar yaşadığını beyan etmesinden sadece altı ay önce, Holy See'den (Vatikan) mali destek arayışına girdiği de belgelerde yer aldı.
Hristiyan Kardeşler Okyanusya Bölgesi başkanı, bu mali destek görüşmeleri kapsamında Holy See temsilcileriyle bir araya geldi. Ancak bu görüşmelerden herhangi bir finansal yardım sağlanamadığı belirtildi. Tarikatın, mağdurların tazminat taleplerini karşılayamayacağını ilan etmesinden kısa bir süre önce bu tür bir mali arayışa girmesi, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Bu gelişmeler, dini kurumların çocuk istismarı vakalarına karşı sorumlulukları ve şeffaflık ilkeleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Tarikatın, mahkum istismarcıları bünyesinde tutma kararı ile mali zorluklar arasındaki ilişki, kamuoyunun dikkatini çekti ve kurumun etik duruşu hakkında soruları gündeme getirdi.