haber1x
Cumartesi, 4 Temmuz 2026
⌕ Ara Abone Ol
⚡ Günün Özeti Gündem Dünya Ekonomi Spor Teknoloji Kültür-Sanat Sağlık
Son Dakika
Çanakkale'ye Edebiyat Müzesi İhtiyacı Gündemde·Saray-Yeni CHP İşbirliği İddiası Detaysız Kaldı·SGK'nın 18 Yaş Altı Çalışma İptali Uygulaması Gündemde·Gazze Savaşı'nın 1000. Gününde İsrail'e Liderlik Eleştirisi·Şafak Mert'ten Mavi Vatan'da Açık Deniz Platformları Yazısı· Çanakkale'ye Edebiyat Müzesi İhtiyacı Gündemde·Saray-Yeni CHP İşbirliği İddiası Detaysız Kaldı·SGK'nın 18 Yaş Altı Çalışma İptali Uygulaması Gündemde·Gazze Savaşı'nın 1000. Gününde İsrail'e Liderlik Eleştirisi·Şafak Mert'ten Mavi Vatan'da Açık Deniz Platformları Yazısı·
Ana Sayfa / Dünya
Dünya

İran Rejimi İçinde ABD Mutabakatı Gerilimi: Derinleşen Bölünmeler Sokağa Taştı

İran'da ABD ile yapılması planlanan mutabakat muhtırası, rejimin farklı kademelerinde ciddi iç bölünmelere yol açıyor. Bu anlaşmazlıklar, kapalı kapılar ardındaki toplantılardan dini kurumlara, devlet televizyonuna ve hatta sokağa yansıyarak iktidar yapısındaki çatlakları gözler önüne seriyor. Cumhurbaşkanı Pezişkiyan hükümetinin uzlaşma çabaları, rejimin ideolojik ve askeri kanadından sert tepkilerle karşılaşıyor.

⚡ 30 saniyede
  • İran'da ABD ile yapılması hedeflenen mutabakat muhtırası, rejimin siyasi, dini ve askeri kanatları arasında ciddi iç anlaşmazlıklara yol açtı.
  • Dini Lider Mücteba Hamaney'e atfedilen bir mektup, müzakerelere ilkesel olarak farklı yaklaştığını belirtse de devamına onay verdiğini göstererek tartışmaları alevlendirdi.
  • Devlet televizyonu, dini kurumlar ve hatta sokak eylemleri, mutabakat karşıtı söylemlerin yaygınlaştığı ve iktidar içindeki nüfuz mücadelesinin kamuoyuna yansıdığı platformlar haline geldi.
Kaynak: Independent Türkçe · 03.07.2026 16:13
⏱ 4 dk okuma Analiz
İran Rejimi İçinde ABD Mutabakatı Gerilimi: Derinleşen Bölünmeler Sokağa Taştı
Temsili görsel — yapay zekâ ile üretilmiştir
💡 Neden önemli?

Bu haber, İran rejiminin ABD ile olası bir anlaşma konusundaki derin iç çatışmalarını ve bu bölünmelerin ülkenin siyasi ve toplumsal yapısı üzerindeki potansiyel etkilerini gözler önüne sermesi açısından önemlidir.

İran rejimi içinde, ABD ile Doha'da gerçekleştirilmesi beklenen yeni müzakere turu öncesinde derinleşen iç bölünmeler dikkat çekiyor. Bu anlaşmazlıklar, artık sadece Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin kapalı toplantılarıyla veya parlamento ile Dini Liderlik Makamı'nın gündemleriyle sınırlı kalmayıp, sokaklara, dini kurumlara, devlet radyo televizyonuna, ilahiyat okullarına, Uzmanlar Meclisi'ne ve hatta eski Dini Lider Ali Hamaney'in yakın çevresine kadar yayılmış durumda.

Bu bölünmenin temelinde, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Cumhurbaşkanı Mesut Pezişkiyan hükümetinin savaşı sona erdirme ve istikrarı yeniden sağlama yolu olarak sunduğu ABD ile mutabakat muhtırası yatıyor. Rejimin ideolojik ve askeri tabanından önemli bir kesim ise bu muhtırayı, yeni dini lider olarak anılan Mücteba Hamaney'in vizyonunu bile aşan bir "geri adım" veya yeni bir "zehir kadehi" olarak nitelendiriyor. Anlaşmazlığın en belirgin odak noktası, Mücteba Hamaney'e atfedilen ve 19 Haziran tarihli bir mektup oldu. Mektupta, Hamaney'in mutabakat metnine ilişkin ilke olarak farklı bir görüşe sahip olduğu, ancak nihayetinde Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Mesut Pezişkiyan'ın değerlendirmesine dayanarak müzakerelerin sürdürülmesini onayladığı belirtildi. Bu kısa ve muğlak ifade, kısa sürede muhtıra karşıtlarının elinde siyasi bir araca dönüştü.

İran Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Mahmud Nebeviyan, kaleme aldığı bir yazıda "Yetkililer belli bir menfaat gördüklerinde, Rehber ise farklı bir görüşteyken, söz konusu menfaat tam da fesadın ta kendisinden başka bir şey değil" ifadelerini kullandı. Devrim Muhafızları Ordusu'nun Kum kentindeki komutanlarından Hüseyin Yekta ise "İran rejimine yeni bir zehir kadehi içirilmesine izin verilmemeli" şeklinde konuştu. Meşhed Cuma imamı Ahmed Alamulhuda da cuma hutbesinde "Müzakereciler şehit imamın katiliyle nasıl anlaşma yapabilir?" sorusunu yöneltti. Bu söylem yalnızca siyasi şahsiyetlerle sınırlı kalmadı. İlahiyat Okulları Yönetim Merkezi de bir bildiri yayımlayarak, ABD'nin taahhütlerinden en küçük bir sapma göstermesi halinde müzakerelerden çekilmenin dini, akli ve hukuki bir zorunluluk haline geleceği uyarısında bulunarak sert bir karşılık verilmesi çağrısı yaptı. Merkez, Dini Lider Mücteba Hamaney'e atfedilen mektubun onun görüşü ile Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi üyelerinin tutumu arasındaki farklılığı yansıttığı yorumunda bulundu.

Tüm bu gerilimlerin yaşandığı ortamda, Tahran'ın Keşverdust Caddesi'nde dini toplantılara ve yas törenlerine ev sahipliği yapan "Keşverdust Revakı" meselesi öne çıktı. İran merkezli haber sitesi Jamaran'ın aktardığına göre, beyaz kefen giyen ve kendilerini "şehit Dini Lider’in kanının intikamcıları" olarak tanıtan bir grup kadın, Meşhed'den Tahran'a gelerek üç gün süren bir oturma eylemi başlattı. Sert sloganlar atan kadınlar, revakın günlük yas törenlerini sekteye uğrattı. Mekânı yönetenler, yatıştırma girişimlerine rağmen protestocuların alanı terk etmeyi reddetmesi üzerine gerginliğin tırmanmasını önlemek amacıyla revakı kapatmak zorunda kaldıklarını duyurdu. Hükümeti destekleyen akıma yakınlığıyla bilinen Ruyedad24 haber sitesi, yaşananların salt bir dini gerilimden ibaret olmadığını, aksine "Direniş Cephesi"ne yakın akım ile müzakerelerin sürdürülmesini destekleyen güçler arasındaki rejim içi nüfuz çatışmasının bir boyutunu yansıttığını değerlendirdi. Siteye göre eylemciler, mutabakat muhtırasının iptalini ve Dini Lider’in direktifleri olarak nitelendirdikleri talimatlara uyulmasını talep etti.

Bu talepler artık devlet radyo televizyonu, dini kurumlar, kamuoyunun açık alanları ve resmi kurumların bildirilerinde giderek daha güçlü yankı buluyor. Bu gelişme, yakın zamana kadar siyasi elit çevrelerle sınırlı kalan anlaşmazlığın kamuya açık alanlara ve dini etkinliklere sızdığını ortaya koyarak İran rejimi içindeki bölünmenin kapsamının genişlediğine işaret ediyor. Son günlerde İran devlet radyo televizyonu, bu iç çatışmanın en belirgin sahnelerinden birine dönüştü. Mutabakat muhtırasına karşı çıkan isimlerin defalarca kez konuk olarak alınması ve müzakere karşıtı tutumların öne çıkarılması, güvenlik kökenli yöneticilerin ve üst düzey yetkililerin büyük çoğunluğunu oluşturduğu yayın kurulunun hükümet ile Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'ne karşı cephe aldığı izlenimini güçlendiriyor.

Aynı bağlamda, İran Dini Lideri’nin genel yayın yönetmenini bizzat atadığı Keyhan gazetesi, Hüseyin Şeriatmedari'nin kaleme aldığı bir makaleyi yayımladı. Şeriatmedari makalesinde, İran müzakere heyetinin ilk talebi olarak ABD Başkanı Donald Trump'ın yargılanmak üzere İran'a iade edilmesini öne sürmesi gerektiğini savundu ve heyetin müzakere turlarında Amerikan yönetimi temsilcilerini kabul etmeyi reddetmesini de önerdi. Bu bölünmelerin yansımaları parlamentoya da sıçradı. Kamran Gazanferi, Hamid Resai ve Hüseyin Samsami dahil bazı milletvekilleri, parlamentonun oturumlarının askıya alınmasını eleştirerek, oturumlar yeniden başlamadığı takdirde meclis binası önünde oturma eylemi düzenlemekle tehdit etti. Video konferans yöntemiyle yapılan gayri resmi bir toplantıda Resai açıkça "Parlamentoyu tatil etme yetkisi kimde?" diye sordu. Samsami ise elektronik mevzuat sisteminin bakanların ifadesinin talep edilmesi ya da parlamento bildirgelerinin çıkarılması taleplerinin kaydedilmesini bile engellediğini vurguladı.

#ABD#Devrim Muhafızları Ordusu#İran#İran Şura Meclisi#Mesut Pezişkiyan#Mücteba Hamaney
Ne hissettiniz?
Bu haber yapay zekâ ile yeniden yazılmıştır · 03.07.2026 16:13 · Kaynak: Independent Türkçe — https://www.indyturk.com/node/779386/d%C3%BCnyadan-sesler/mutabakat-muht%C4%B1ras%C4%B1-ve-i%CC%87ran-rejiminin-i%C3%A7-b%C3%B6l%C3%BCnmesi
İlgili Haberler
ABD Mutabakatı Sonrası Hamaney'in Sözleri İran'da Siyasi Çatlağı Büyütüyor Dünya

ABD Mutabakatı Sonrası Hamaney'in Sözleri İran'da Siyasi Çatlağı Büyütüyor

İran'da ABD ile imzalanan mutabakatın ardından dini lider Mücteba Hamaney'in yaptığı bir açıklama, ülkedeki siyasi arenada derin ayrılıklara yol açtı. Hamaney'in "Prensip olarak farklı düşünüyordum" ifadesi, Tahran'da devlet kurumları ve siyasi kanat arasında görüş ayrılıklarını artırıyor.

Trump: İran Taleplerimizin Neredeyse Tamamını Kabul Etti Dünya

Trump: İran Taleplerimizin Neredeyse Tamamını Kabul Etti

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelere dair dikkat çekici bir açıklama yaptı. Trump, İran tarafının ABD'nin taleplerinin neredeyse tamamını kabul ettiğini öne sürdü.

Ortadoğu'da Yeni Odak: İran'ın Nükleer Programı Yerine Hürmüz Dünya

Ortadoğu'da Yeni Odak: İran'ın Nükleer Programı Yerine Hürmüz

Uluslararası Politika Profesörü Scott Lucas'a göre, Ortadoğu'daki temel odak noktası İran'ın nükleer programından Hürmüz Boğazı'na kaydı. Lucas, mevcut ateşkesin barışa giden bir yol olmadığını, aksine karşılıklı kısıtlama ve çözülmemiş hedeflerle sürdürülen istikrarsız bir denge olduğunu belirtiyor.

İran Lideri Hamaney'e Veda: Cenaze Töreninde Büyük Kalabalık Dünya

İran Lideri Hamaney'e Veda: Cenaze Töreninde Büyük Kalabalık

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısında hayatını kaybetmesinin ardından cenaze töreni düzenlendi. Binlerce kişi, liderlerine son vedayı etmek için tabutuna dokunmaya çalıştı.