Komedyen Deniz Göktaş'ın babası Kemal Göktaş hakkında son dönemde bazı medya kuruluşları tarafından ortaya atılan iddialar, kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu iddialar, Kemal Göktaş'ı 1980 yılında Çorum'da yaşanan ve "Çorum Katliamı" olarak bilinen olaylarla ilişkilendiriyordu.
Söz konusu iddialara göre, Kemal Göktaş'ın 1980 Çorum olayları sırasında polis memuru Muzaffer Yeşilyurt'un hayatını kaybetmesiyle bağlantılı olarak Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) üyesi olduğu öne sürülmüştü. Bu türden hassas ve tarihi olaylarla ilgili iddialar, genellikle büyük bir dikkatle ele alınmayı gerektiriyor.
Ancak, bu iddialar kısa süre içinde hukuki çevrelerden yalanlandı. Olayın dava avukatlarından Sadık Eral, yapılan açıklamalarla bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını net bir şekilde ifade etti. Eral, iddiaları "yandaş medya tarafından dolaşıma sokulan" ifadeleriyle nitelendirdi.
Avukat Eral, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Olayın sadece iki sanığı var. Halkın Kurtuluşu'ndan Ali Rıza Özdemir ve Günay Kılıç" diyerek, Kemal Göktaş'ın olayla herhangi bir bağlantısı olmadığını vurguladı. Bu açıklama, dava dosyalarındaki resmi bilgileri temel alarak, dolaşıma sokulan iddiaların mesnetsiz olduğunu ortaya koydu.
Çorum Katliamı, Türkiye yakın tarihinin önemli ve acı olaylarından biri olup, 1980 öncesi siyasi gerilimin doruk noktalarından birini temsil etmektedir. Bu tür olaylara ilişkin bilgilerin, resmi kayıtlar ve hukuki süreçler doğrultusunda doğrulanması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Yaşanan bu durum, özellikle sosyal medya ve bazı yayın organları aracılığıyla hızla yayılan asılsız iddiaların, kişilerin itibarına ve kamuoyunun doğru bilgi edinme hakkına zarar verebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hukuki süreçlerin ve resmi belgelerin, bu tür tartışmalarda temel referans noktası olması gerektiği belirtildi.