Pektus ekskavatum, toplumda "kunduracı göğsü" adıyla bilinen ve göğüs kafesinin içe doğru çökmesiyle karakterize edilen yaygın bir göğüs duvarı deformitesidir. Bu durum, göğüs kafesinin ön kısmında sternum (iman tahtası) kemiğinin ve ona bağlı kaburgaların içeri doğru büyümesiyle oluşur ve en sık görülen doğumsal göğüs duvarı anomalilerinden biridir.
Genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde daha belirgin hale gelen bu deformite, estetik kaygıların yanı sıra bazı hastalarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. İçeri çöken göğüs kafesi, kalp ve akciğerler üzerinde baskı oluşturarak bu organların normal fonksiyonlarını yerine getirmesini zorlaştırabilir. Bu baskı, nefes darlığı, çabuk yorulma, göğüs ağrısı ve kalp ritim bozuklukları gibi semptomlara neden olabilir.
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemal Karapınar, pektus ekskavatumun potansiyel etkilerine dikkat çekerek, erken teşhis ve uygun tedavi yöntemlerinin hayati önem taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Karapınar, özellikle deformitenin ilerleyici olduğu veya semptomlara yol açtığı durumlarda cerrahi müdahalenin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Erken müdahale, organlar üzerindeki baskının azaltılmasına ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olabilir.
Bu tür göğüs deformitelerinin değerlendirilmesi genellikle fizik muayene, röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT) ve solunum fonksiyon testleri gibi yöntemlerle yapılır. Tedavi seçenekleri, deformitenin şiddetine ve hastanın semptomlarına göre değişmekle birlikte, cerrahi düzeltme genellikle en etkili çözüm olarak kabul edilmektedir. Cerrahi yöntemler arasında minimal invaziv teknikler de bulunmaktadır.