Küresel piyasalar, yeni haftaya ABD'den gelen kritik ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmelerin etkisi altında başladı. Özellikle ABD'de açıklanan istihdam verilerinin piyasa beklentilerinin altında kalması, yatırımcıların dikkatini Fed'in faiz politikasına çevirdi.
Beklentilerin altında kalan istihdam rakamları, ABD ekonomisindeki soğuma işaretleri olarak yorumlandı. Bu durum, Fed'in enflasyonla mücadeledeki sıkı para politikasını gevşetme ve faiz indirimlerine daha erken başlama ihtimalini güçlendirdi. Piyasalarda, Fed'in faiz indirimlerine yönelik beklentiler bu verilerle birlikte yeniden şekillendi.
Ekonomik verilerin yanı sıra, uluslararası arenadaki jeopolitik gerilimlerin azalması da küresel piyasalar üzerinde olumlu bir etki yarattı. Azalan belirsizlikler, yatırımcıların riskli varlıklara yönelme eğilimini artırarak genel risk iştahının yükselmesine katkıda bulundu.
Bu iki ana faktörün birleşimi, hisse senedi piyasalarında yükselişlere zemin hazırlarken, güvenli liman varlıklarına olan talebi bir miktar azalttı. Özellikle teknoloji ve büyüme odaklı şirket hisseleri, faiz indirim beklentilerinin artmasıyla destek buldu.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon ve diğer makroekonomik veriler, Fed'in ve diğer merkez bankalarının para politikası kararlarında belirleyici rol oynamaya devam edecek. Piyasa katılımcıları, bu verileri yakından takip ederek küresel ekonominin gidişatına dair yeni ipuçları arayacak.