Perth'te 26 Ocak'ta "İşgal Günü" olarak bilinen Avustralya Günü kutlamaları sırasında düzenlenen mitingde yaşanan bombalı saldırı girişiminin ardından, yerli topluluk üyeleri yetkililer tarafından göz ardı edildiklerini ve güvenlik endişelerinin ciddiye alınmadığını federal bir soruşturmaya anlattı. Avustralya'daki İlk Milletler halkına yönelik ırkçılık ve nefret söylemlerini incelemek üzere kurulan parlamento soruşturmasında ifade veren tanıklar, olayın ardından kendilerini yalnız bırakılmış hissettiklerini belirtti.
Olay, 26 Ocak'ta Perth'in merkezi meydanlarından Forrest Place'te yaklaşık 2.000 kişinin katıldığı miting sırasında meydana geldi. İddialara göre, bilyeler, vidalar ve diğer kesici-delici cisimlerle doldurulmuş el yapımı bir bomba kalabalığın arasına atıldı. Batı Avustralya polisi, bu olayı bir terör saldırısı olarak soruşturduğunu ancak bu resmi açıklamayı saldırıdan tam dokuz gün sonra yaptı. Bu gecikme, topluluk içinde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.
Soruşturmada elde edilen bilgilere göre, polis, 26 Ocak mitingi öncesinde belirli olmayan tehditler hakkında önceden bilgilendirilmişti. Ancak, polis yetkililerinin miting organizatörleriyle olay gerçekleşene kadar herhangi bir görüşme yapmadığı ortaya çıktı. Bu durum, yerli topluluk üyelerinin güvenlik endişelerinin yeterince dikkate alınmadığı ve potansiyel bir tehlikenin önlenmesi için gerekli adımların atılmadığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi.
Saldırı girişimiyle ilgili olarak Perth sakini Liam Alexander Hall, terör suçlamalarıyla gözaltına alındı ve halen tutuklu bulunuyor. Hall'ın avukatları, müvekkillerinin akıl sağlığı sorunları nedeniyle suçsuz olduğunu iddia ederek bu yönde bir savunma yapacaklarını bildirdi. Dava süreci devam ederken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi bekleniyor.
Yerli topluluk üyeleri, yaşadıkları korkuyu ve hayal kırıklığını "Ölmüş olmalıydık" sözleriyle dile getirerek, yetkililerin tepkisizliğinin kendilerini savunmasız hissettirdiğini vurguladı. Bu olay, Avustralya'da yerli halkın karşılaştığı ırkçılık, ayrımcılık ve güvenlik sorunları bağlamında önemli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor ve federal soruşturmanın bulguları merakla bekleniyor.