Sosyal medya ve oyun platformları üzerinden çocukları hedef alan siber çeteler, uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Bu çeteler, çocukların zayıf noktalarını tespit ederek onları etkisi altına almakta ve ardından çeşitli talimatlar vermektedir. Özellikle 14-16 yaş grubundaki gençleri hedef alan bu yapılar, şiddet, şantaj ve provokasyon içerikleri üretmektedir.
Bu siber çetelerden biri olan "C31K" veya "Cehennemin 31. Katı" adıyla bilinen grup, oyun platformları ile Discord ve Telegram gibi kapalı mesajlaşma uygulamaları üzerinden örgütlenmektedir. Grup, özellikle okul saldırılarının ardından yeniden dikkatleri üzerine çekmiştir. 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen ve dokuz kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, C31K isimli Telegram kanalında saldırıya ait sansürsüz görüntülerin paylaşıldığı ve failin "kahraman" ilan edildiği tespit edilmiştir.
Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Salih Gözüm, C31K'ya ait 300'den fazla kanalın kapatıldığını ancak bu kanalların farklı platformlarda yeniden açıldığını belirtmiştir. Gözüm, çetelerin çocuklara belirli görevler vererek, bu görevleri tamamlamaları karşılığında oyunlarda veya Discord gruplarında daha üst seviyelere taşıma vaadiyle onları ağlarına düşürdüğünü ifade etmiştir. Çocukların oyunlar üzerinden kolayca bu topluluklara katılarak hızlıca yükselebileceklerini düşünmeleri, çetenin etkisini artırmaktadır.
Daire Başkanı Gözüm, okul saldırıları sonrasında 10 bin internet adresi hakkında erişim engeli ve içerik kaldırma talebinde bulunduklarını, bunlardan 47'sinin şiddet, uyuşturucu ve müstehcenlik içeren oyunlarla ilgili olduğunu açıklamıştır. Gözüm, "Discord ya da bir Telegram kanalında kapatılsa bile farklı bir platformda örgütlenebiliyorlar. Tekrardan örgütlenip topluluğa görev vermeye, suça teşvik etmeye devam ediyorlar. En zayıf çocukları hedef alıp onları bu suça sürüklemiş oluyorlar" sözleriyle çetenin kalıcılığına dikkat çekmiştir.
Uzmanlar, ailelerin çocuklarıyla sürekli ve açık iletişim kurmalarının, aynı zamanda çocukların internet kullanım sürelerini sınırlamalarının bu tür siber tehditlere karşı önemli bir koruma sağlayacağını vurgulamaktadır.
