Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, Türkiye'nin yaklaşan NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasının, ülkenin siyasi ve askeri ağırlığının önemli bir kabulü olduğunu dile getirdi. Scheffer, Türkiye'nin 2004'teki İstanbul Zirvesi'nden sonra yeniden bu role soyunmasının vaktinin çoktan geldiğini vurguladı. Bu açıklamalar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin Lahey Büyükelçiliği ve Hollanda merkezli Clingendael Enstitüsü'nün ortaklaşa düzenlediği bir panelin ardından AA Brifing dergisi için yaptığı değerlendirmelerde yer aldı.
De Hoop Scheffer, NATO'nun kuruluşundan bu yana köklü değişimler geçirdiğini belirtti. Soğuk Savaş döneminde ABD'nin koruyucu şemsiyesi altında Avrupa'yı savunan İttifak'ın, Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla "seferi" bir yapıya dönüştüğünü ifade etti. Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) misyonunu bu dönüşüme örnek gösteren Scheffer, günümüzde NATO'nun hibrit savaşlar ve yapay zeka ortamında faaliyet gösterdiğini ve "NATO 3.0"a doğru ilerlediğini kaydetti.
Ankara'da gerçekleştirilecek zirveden beklentilerini de paylaşan eski Genel Sekreter, zirvenin birçok konuda mutabakat sağlaması gerektiğine inandığını söyledi. Bu konuların başında, müttefiklerin savunma harcamalarına yönelik mali yükümlülüklerini yerine getirmesi geliyor. Geçen yıl Lahey'de alınan yüzde 5'lik savunma harcaması taahhüdünün Ankara'da gözden geçirileceğini belirten Scheffer, zirvede ayrıca Ukrayna'daki savaşın ve Orta Doğu'daki gelişmelerin de ele alınacağını ifade etti. Scheffer, Orta Doğu'ya doğrudan müdahalenin NATO'nun görev tanımında olmadığını ancak küresel güvenliğin bölünmez bir bütün olduğunu vurguladı.
NATO'nun dağılacağı iddialarına karşı çıkan Scheffer, İttifak'ın tarihinde birçok kez "hasta" veya "ölü" ilan edildiğini ancak her zaman ayakta kaldığını anımsattı. NATO'nun Çin ve Hint-Pasifik dahil küresel olaylarla siyasi olarak ilgilendiğini ancak bunun o bölgelerde askeri harekete geçeceği anlamına gelmediğini belirtti. Scheffer, NATO'nun varlığını sürdürmesinin Avrupalı müttefiklerin savunma harcamaları konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesine bağlı olduğunu, bu konuda ABD Başkanı Donald Trump'ın haklı olduğunu ifade etti.
De Hoop Scheffer, NATO için en büyük önceliğin Doğu kanadı olduğunu ancak Türkiye açısından önem taşıyan Güney kanadının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin 80 milyonu aşkın nüfusu, daimi ordusu ve NATO'ya sağladığı katma değerle İttifak'ın tüm kanatlarının savunulmasında önemli bir rol oynadığını ekledi. Eski Genel Sekreter, NATO'nun gelecekte uzlaşmaya dayalı, Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlendiği bir senaryoyla ilerlemesi gerektiğini ve komuta yapısında bir "Avrupalılaşma" beklediğini sözlerine ekledi. Avrupa'nın, nihai nükleer garantinin devam etmesi şartıyla, doğrudan ABD askeri desteği olmadan da kendini savunabilmesi gerektiğini belirtti.