Türkiye'de son dönemde yaşanan yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı, vatandaşların alım gücünü ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. Temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanan pek çok kişi, geleneksel bir yöntem olan "veresiye defteri" uygulamasına yeniden yönelmek zorunda kalıyor. Bu durum, ekonomik sıkıntıların günlük hayattaki en somut yansımalarından biri olarak dikkat çekiyor.
Özellikle yerel esnafın gözlemleri, bu eğilimin yaygınlığını ortaya koyuyor. İzmir'in Gültepe Mahallesi'nde bakkallardan eczanelere, çay ocaklarından kasaplara kadar geniş bir yelpazedeki esnaf, veresiye alışveriş taleplerinde belirgin bir artış olduğunu belirtiyor. Esnaf, bu artışın, vatandaşların nakit akışında yaşadığı zorlukların ve temel gıda maddelerine erişimde karşılaştığı engellerin doğrudan bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Veresiye defteri, geçmişte özellikle dar gelirli ailelerin ve ekonomik kriz dönemlerinin vazgeçilmez bir parçasıydı. Müşterilerin, ödemeyi daha sonra yapmak üzere ürün veya hizmet almasını sağlayan bu sistem, günümüzde yeniden bir can simidi haline gelmiş durumda. Ancak bu durum, esnaf için de ek riskler ve tahsilat sorunları anlamına geliyor.
Ekonomistler, veresiye defterine olan rağbetin artmasını, hane halkının bütçelerinde oluşan açığın kapatılamadığı ve tasarruf imkanlarının tükendiği bir dönemin işareti olarak değerlendiriyor. Vatandaşlar, gıda, temizlik malzemeleri gibi zorunlu harcamalarını bile ertelemek veya borçlanarak yapmak durumunda kalıyor. Bu tablo, genel ekonomik gidişatın toplumun en alt katmanlarına kadar yayılan etkilerini gözler önüne seriyor.
Bu gelişme, Türkiye ekonomisindeki makro göstergelerin yanı sıra, mikro düzeyde hane halklarının yaşadığı gerçek sıkıntıları da net bir şekilde ortaya koyuyor. Veresiye defterlerinin yeniden dolmaya başlaması, sadece bir alışveriş yöntemi değişikliği değil, aynı zamanda geçim mücadelesinin derinleştiğine dair önemli bir toplumsal sinyal olarak yorumlanıyor.