Komedyen Deniz Göktaş hakkında başlatılan soruşturma kapsamında savcılıkta ifade verdi. Daha önce emniyette verdiği ifadede de hakkındaki suçlamaları reddeden Göktaş, savcılık makamına sunduğu beyanlarda da benzer bir savunma stratejisi izledi. Göktaş'ın ifadesi, sahne performanslarında kullandığı bazı ifadeler nedeniyle hakkında yürütülen hukuki sürecin önemli bir aşamasını oluşturuyor.
Edinilen bilgilere göre, savcılık sorgusunda Göktaş'a gösterilerinde dile getirdiği çeşitli sözler soruldu. Komedyen, bu sorulara yanıt verirken, kullandığı tüm ifadelerin yalnızca mizah amacı taşıdığını ve sanatsal bir performansın parçası olduğunu belirtti. Göktaş, sözlerinin herhangi bir kötü niyet ya da suç teşkil eden bir amaç taşımadığını vurguladı.
İfadesinde özellikle "diktatör kelimesi siyasal bir tespittir" şeklindeki söylemine dair yöneltilen sorulara da açıklık getiren Göktaş, bu ifadenin de genel mizahi çerçeve içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Komedyen, sahne üzerindeki ifadelerin bağlamından koparılarak yorumlanmaması gerektiğini, amacının eleştirel bir bakış açısı sunmak olduğunu ancak bunun yasal bir suç unsuru içermediğini dile getirdi.
Deniz Göktaş, gösterilerinde kullandığı ifadelerin yanlış anlaşılabilecek veya farklı bir anlama çekilebilecek bir söylem olduğunu düşünmediğini ifade etti. Göktaş, "Gösteride öyle anlaşılabilecek veya o anlama gelebilecek bir söylem olduğunu düşünmüyorum" diyerek, hakkındaki suçlamaları kesin bir dille reddetti ve sözlerinin tamamen sanatsal ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bir komedyenin sahne performansındaki sözleri nedeniyle hukuki süreçlere tabi tutulması, Türkiye'de ifade ve sanat özgürlüğünün sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bu tür soruşturmalar, sanatçıların toplumsal eleştirilerini dile getirme biçimleri ve bu eleştirilerin yasal karşılıkları üzerine önemli soruları beraberinde getiriyor. Göktaş'ın savcılık ifadesi, bu geniş kapsamlı tartışmaların güncel bir örneği olarak öne çıkıyor.