Lübnan ile İsrail arasında imzalanan anlaşma, insan hakları ve medya özgürlüğü alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları tarafından sert eleştirilere maruz kaldı. Bu örgütler, anlaşmanın "savaş suçu mağdurlarına ihanet ettiği" yönünde ortak bir açıklama yaparak endişelerini dile getirdi.
Yapılan uyarılarda, söz konusu anlaşmanın en kritik maddelerinden birinin, savaş suçu mağdurlarının uluslararası adalet mekanizmalarına başvurma haklarını engellediği iddia edildi. Kuruluşlar, bu durumun mağdurların hak arayışlarını sekteye uğratacağını ve adalete erişimlerini kısıtlayacağını vurguladı.
İnsan hakları savunucuları, uluslararası hukukun temel prensiplerinden biri olan adalete erişim hakkının, bu tür anlaşmalarla kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Anlaşmanın içeriğine dair detaylar henüz tam olarak kamuoyuna yansımasa da, örgütlerin bu yöndeki uyarıları, uluslararası toplumda yankı buldu.
Bu eleştiriler, iki ülke arasındaki anlaşmanın sadece siyasi ve ekonomik boyutlarıyla değil, aynı zamanda insan hakları ve uluslararası hukuk açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.