Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni kanun teklifi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin hak ve yükümlülükleri başta olmak üzere, kamu yönetimi ve kamulaştırma süreçlerine dair önemli düzenlemeler içeriyor. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da yapılan değişiklikle, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı adına tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okuyarak subaylığa atanan kişilerin, yükümlülük sürelerini tamamlamadan ayrılmaları halinde, kalan süre boyunca mesleklerini icra edemeyecekleri hükme bağlandı. Bu süreler gün hesabı üzerinden belirlenecek.
Harcırah Kanunu'nda yapılan değişiklikle, askeri birliklerde harekatta gündelik ödenen personelden, denizaltı gemilerinde yurt içi limanlarda konaklama imkanı sağlanamayanlar dışındakilere ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askeri mahal vasfına sahip olacak.
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda ise, astsubaylar için zaten var olan, Silahlı Kuvvetlerden ayrılanların tekrar muvazzaf olarak hizmete alınamayacağı hükmü, subayları da kapsayacak şekilde genişletildi. Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden herhangi bir sebeple ayrılan subaylar, kanunda belirtilen istisnalar dışında tekrar muvazzaf olarak görevlendirilemeyecek.
Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki eğitim kurumlarında ek ders ücreti ödeme süresi, 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi sonundan 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatıldı. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan bir diğer önemli değişiklikle, terör örgütleriyle iltisak veya irtibat gerekçesiyle kamu görevine alınmayan, görevden çıkarılan ya da sözleşmesi feshedilen personel ile ilgili idari davalarda, göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararlarının, ancak nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirileceği belirtildi.
Kanunla ayrıca, Kamulaştırma Kanunu'na geçici bir madde eklendi. Buna göre, 8 Ekim 1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlar, tahsis tarihinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına kamulaştırılmış sayılacak. Bu taşınmazların kayıt sahipleri veya mirasçıları, belirli koşullar altında sadece fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini talep edebilecekler. Bu düzenleme, 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında da uygulanacak.
